SU TÜKETİMİNİN ÖNEMİ

Günlük hayatta pek dikkat etme şansımız olmasa da su tüketimi özellikle diyetlerde vücuttaki metabolizmanın düzenlenmesi, asidiklik seviyesinin düşürülmesi ile vücut ph dengesinin korunması ve su atım dengesi açısından büyük önem taşımaktadır… Bilindiği gibi vücudumuzun %70’ten fazlası sudur… Gerek hücrelerimizde gerek hücreler arası sıvılarda gerek kanımızda bol miktarda su bulunmaktadır… Su miktarının azalması beraberinde asitlik alkalı dengesinin bozulmasına bu durumda öncelikle protein sentez mekanizmaları üzerinde etki göstermektedir… Yine vücudumuzda azalan su seviyeleri sindirim sorunlarına yol açabilmekte besinler yeterince sindirilememekte ve bazı sindirim enzimleri yeterince aktive olamamaktadır… Vücudumuzdaki hücresel solunum ve protein sentezi bile bir dizi enzim sayesinde gerçekleşmektedir. Bilindiği gibi enzimlerin çalışabilmesi için su ve ph dengesine ihtiyaç vardır… Düşük su alımı aynı zamanda kan basıncının düşüklüğüne sebep vermekte vücut bunu 2 yolla dengelemeye çalışmaktadır… Birincisi vasopressin sentezine dayalı olarak kan damarlarını daraltmakta ve böbreklerden su atımını azaltmakta, aldosteron sentezini arttırmakta ve vücutta tuz tutumu sağlamaktadır… İkincisi bildiğimiz vücuttaki ödemin temel nedeni olan aldosteron sentezidir… Aldosteron sentezinin minimum seviyelerde tutulması için su-tuz dengesi ve su alımı çok büyük önem taşımaktadır… Su aynı zamanda kendisi diüretik etki göstermektedir… Yani vücuttan fazla ödemin uzaklaştırılmasında oldukça etkilidir… Normal bireylerde vücut kitlesine bağlı olmakla birlikte günde 3-4lt su tüketimi büyük önem taşımaktadır. Ancak şu da unutulmamalıdır… Özellikle aşırı ve ani su tüketimlerinde (aniden 1-2lt su içtiğinizi düşünün) kandaki sodyum derişimi azaldığından hipotansif belirtiler ortaya çıkabilmekte başta ağrı ve baş dönmesi gibi durumlar oluşabilmektedir… Bu nedenle su tüketimi güne yayılmalı yudum yudum gün boyunca tüketilmelidir… Ayrıca susama hissi ve ciddi ağız kuruluğu bir diyette en önemli dikkat edilmesi gereken öğelerden biridir… Bu durum aldosteron ve vasopressin seviyesindeki artışa işaret etmekte arkasından ise vücut su tutmaktadır… Bu alerjenler, besin intoleransları, kabızlık,ishal, hasta olma, aşırı yorgunluk uykusuzluk gibi durumlarda oluşabilmektedir… Son olarak su bağışıklık sistemi açısından da oldukça önemlidir… Lenf sıvısındaki su miktarının azalması lenf düğümlerindeki süzme dediğimiz işlemin azalmasına, bağışık sistemi hücrelerinin çok daha yavaş hareketine neden olabilmekte bu durumda kas onarımı ve diğer vücut onarımı ile dış ortamlardan gelen patojenlere karşı savaşı yavaşlatabilmekte, zorlaştırabilmektedir… Tüm bu özellikleri düşünüldüğünde su tüketimi diyetlerde çok üzerinde durulması gereken bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.